27 Temmuz 2016 Çarşamba

Film'den Kitap'a, Söz'den Şarkı'ya

Merhaba arkadaşlar. Nasılsınız? Bugün sizlere bir film, bir kitap ve bir şarkı önereceğim. Hı bir de bir söz paylaşacağım.
Bir de bir haftalığına buralarda olamayacağımı söylemek istedim. Manevi kardeşimin nişanı için Trabzon'a gidiyorum yarın. Bir hafta orada kalacağım. Bu süre zarfında fırsat buldukça fotoğraf çekmeye çalışacağım. Çektiğim fotoğrafları da döndükten sonra sizlerle paylaşacağım inşallah.

Şimdi ilk olarak filmle başlayalım.
Kelebeğin Rüyası
Film 1940'lar döneminde, Zonguldak'ta yaşayan ve güzel bir kız için iddiaya giren iki şair (Rüştü Onur, Muzaffer Tayyip Uslu) hakkında. Yılmaz Erdoğan'ın yazıp yönettiği, başrollerini ise Kıvanç Tatlıtuğ ve Mert Fırat'ın paylaştığı film hem edebiyat, şiir severler için uygun, hem de II. Dünya Savaşı dönemini yansıttığı için tarih severlerin de severek izleyeceği türde.


Sırada kitap var.
Daha Dün Yaşadılar - Mehmet Niyazi
Mehmet Niyazi'nin kitaplarını çok sevdiğimi itiraf etmeliyim. :) Adana Kitap Fuarından almıştım bu kitabı. Roman; 60'lardan sonra küçük bir kasaba olan Akyazı'da yaşayan insanların birbirlerine olan bağlılıklarını, dostluklarını ele alıyor. Kitabı okurken kendinizi o dönemde, o insanlarla birlikte yaşıyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Mehmet Niyazi'nin üslubu ile kitap sizi kendi içine çekiyor diyebilirim.



Bunların yanı sıra bir de Ezginin Günlüğü diyorum. :) Dinlerken huzur bulduğum şarkılar... Eksik Bir Şey diyorum. Dinlemelisiniz. :)

Vee son olarak bir de bir söz paylaşayım sizlerle. Geçenlerde Kafkaokur'un Cahit Zarifoğlu sayısını okurken dikkatimi çeken bir yer vardı. Altını çizip bir kağıda aktarmıştım. Bakalım siz beğenecek misiniz? Yorumlarınızı bekliyorum. 

26 Temmuz 2016 Salı

"Şehzadeler Kavgası" Döneminden 'Deli Kurt' -H.N. Atsız

Ayrılık biraz da ölüme benzemez miydi?
Hüseyin Nihal Atsız - Deli Kurt

Merhaba arkadaşlar. Bu aralar tatilin tadını çıkarmaya çalışıyorum. Yaklaşık bir haftadır evde değildim. Bu yüzden de yazı yazmaya fırsat bulamadım. Bu süre zarfında Hüseyin Nihal Atsız'ın Deli Kurt adlı romanını bitirdim. Yanımda başka kitap götürmediğim için de kalan zamanlarımda Kafkaokur'un Cahit Zarifoğlu sayısını ve Masa Dergisinin ilk sayısını okudum. 

Şimdi sizlerle de Deli Kurt hakkında konuşmak istiyorum.
'Deli Kurt' Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayazıd'dan sonra "Şehzadeler Kavgası" diye anılan devrin tarihi bir romanıdır. Deli Kurt, İsa Çelebi'nin meçhul bir oğlunun dramıdır.

Roman, şehzade olduğunu bilmeden yetişen, Osmanlı ordusunda yüksek rütbelere ulaşan, Gökçen adlı, parlak bakışlı bir kıza tutulan, Deli Kurt lakabıyla anılan Murad Bey'in hayatından kesitler sunuyor. Ayrıca roman on beşinci asır Anadolu'su ve Anadolu'nun adım adım Türkleşmesi hakkında da bilgiler içermekte. 'Deli Kurt' bizlere mücadele, yiğitlik, bağlılık ve kahramanlık örnekleri                       sunuyor.


Ayrıca az önce bahsettiğim parlak bakışlı, gözlerine bakılamayan, gözlerine bakanı hasta eden ya da öldüren Gökçen'in hayali bir tip olmadığına, bir zamanlar Muğla civarında böyle bir kızın yaşadığına dair söylentiler de var. 


Kitabın içeriği hakkında daha fazla bir şey söylemeyeceğim. Okumanızı tavsiye ederim, okuyanlarınız varsa da yorumlarınızı beklerim.

:)

18 Temmuz 2016 Pazartesi

Hüznün Beyazı Olur Mu?

Merhaba arkadaşlar.

Soruyorum sizlere, hüzün olur da, hüznün beyazı da olur mu?

Hüzne boğuyor insanı okurken, o zamanları, askerleri, hava şartlarını, Faik Çavuş'u, Ziver'i, Nene Hatun'u düşünürken 'Sarıkamış-Beyaz Hüzün' adlı kitap.

Evet bugün bir süredir yazısını yazmak istediğim ama vakit bulamadığım için yazamadığım, İsmail Bilgin'in Sarıkamış-Beyaz Hüzün adlı kitabından bahsedeceğim.

Yazarımız İsmail Bilgin 1964 Gelibolu doğumlu. Bu kitabı yazmasının amacı; Sarıkamış'la ilgili birçok bilinmeyen olayı gün ışığına çıkarmak. Sarıkamış Harekâtı, her türlü imkansızlıkların içinde kırık bir ümidi gerçekleştirmeye yönelen ama sonu hazinle biten ve hafızalardan silinemeyen bir felakettir. Bu kitapta yazar, Sarıkamış Harekâtı öncesi göz ardı edilen raporları, 31. ve 32. Tümen'in birbirleriyle çarpışmalarını, zor kış şartlarına, açlığa, yorgunluğa rağmen Osmanlı askerinin ve halkının birlik içinde gösterdiği mücadeleleri gösteriyor bizlere.

Kitabı okurken tarihin acılarla dolu sayfasına gidip, bütün olanaksızlıklara ve kara kışa rağmen Osmanlı askerinin vatanını korumak için inanç ve azimle verdiği mücadeleye tanıklık ediyorsunuz. Balkan Savaşı'nın sefaletini en derinden yaşamış olan Faik Çavuş'un psikolojik durumuna kapılıp gidiyorsunuz. Ona yardımcı olmaya çalışan, en yakınında olan Ziver'in cesareti sizi derinden etkiliyor. Nene Hatun'un yardımseverliği, askerlerimizin yılmazlığı ve daha bir sürü şey...


Son olarak Faik Çavuş'un en etkileyici sözlerinden birini sizlerle paylaşıyorum.


"Beni unutmayacaklar! Ne beni ne de bizleri! 
Akıbetimiz ne olursa olsun, Sarıkamış'a yürüyenleri unutmayacaklar! 
Sarıkamış'a girsek de girmesek de bizi unutmayacaklar! 
Mezarımız olsa da, olmasa da, bizi unutmayacaklar!"..


Tarihi roman okumayı çok seven biri olarak benim severek okuduğum bir kitap oldu Sarıkamış. Henüz okumadıysanız okumanızı tavsiye ediyorum. Okuduysanız da kitap hakkındaki yorumlarınızı bekliyorum.

Görüşmek üzere. Aydınlık günleriniz olsun. :)


instagram: nrmnpnr
snapchat: nrmnpnr

17 Temmuz 2016 Pazar

Blog Keşif Etkinliği | Güncelleme

Hepinize merhaba...

Bu blog keşif etkinliğimi blogumu açtıktan iki ay sonra başlatmıştım. Şimdi güncel hali ile tekrar yayınlıyorum. Yeni blogger arkadaşlarımızı etkinliğe bekliyorum. :)



Bu etkinliğe katılmak için yapmanız gereken birkaç şey:

1. GFC (Google Friend Connect) üzerinden beni takip etmelisiniz. Sağ üst köşedeki 'Bu siteye katılın' yazılı mavi butona tıklamalısınız. (GFC üzerinden takip eden herkese dönüş yapacağım.)
2. BU ZORUNLU DEĞİL ama bu etkinliği herhangi bir sosyal ağda paylaşırsanız daha çok kişiye ulaşabiliriz.
3. Yorum kısmına blogunuzun içeriğini ve linkini yazın. Kendinizden önceki blogu da takibe alırsanız daha çok kişiye ulaşır ve daha etkili olabiliriz.

Siz beni takibe alıp, yorum bıraktıkça ben bu post'u güncelleyip, blog adreslerinizi paylaşacağım.

Şimdiden etkinliğe katılan herkese teşekkür ediyorum. Görüşmek üzere. :)

instagram: nrmnpnr
snapchat: nrmnpnr

bayankirpikk.blogspot.com - Kozmetik ve Bakım
bidunyaharika.blogspot.com - Seyahat ve Yaşam
semihkececioglu.blogspot.com - Blogger ve benzeri...
kizkardeslerarasinda.blogspot.com - Karışık
beydaninkitapligi.blogspot.com.tr - Kitap
sengulasikkutlu.blogspot.com.tr - Kozmetik ve Alışveriş
denizalplehayat.blogspot.com.tr - Annelik ve Bebek
havvaturan5.blogspot.com.tr - Kozmetik ve Bakım
ayperininblogu.blogspot.com.tr - Edebiyat ve Sanat
yalnizamaozgur.blogspot.com.tr - 
levlagridekisiyah.blogspot.com - Edebiyat ve Sanat
vintagenmakeup.blogspot.com - Kozmetik ve Vintage Fikirler
ikikatmavi.blogspot.com.tr - Annelik, kitap, guzellik, yemek vs.
www.gonuldendile.com - Edebiyat ve Yasam
simlinaneninguncesi.blogspot.com.tr - Kişisel Yaşam
geceedebiyat.blogspot.com.tr - Edebiyat

12 Temmuz 2016 Salı

Haftalık :)

“Gittiğin yerlerden sadece yeni hatıralar al ve sadece ayakizlerini bırak.” – Chief Seattle

Merhaba arkadaşlar. Nasılsınız? Hepinizin geçmiş Ramazan Bayramını kutlarım. Evet biraz geç oldu. Ben bu bayramı daha doğrusu bayram tatilini oldukça dolu geçirdim. Bayramın ilk günü Niğde-Ulukışla'ya gittim. İkinci günü evime döndüm ve iki gün sonrasında Mersin'e kuzenimin düğününe gittim. Oradan da daha dün geldim. Mersin'de geçirdiğim şu dört gün bana çok iyi geldi. Kendime ufak eğlenceler bulmuştum. :) 

Bu geçen bir hafta içinde kitap okumaya pek fırsatım olmadı. İsmail Bilgin - Sarıkamış'ı okuyordum. Onu bitirdim. Yakında sizlerle de paylaşırım kitap incelememi. Sonra Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadını okudum. Şimdi de Atsız - Deli Kurt'u okumaya başladım. 

Bugün sizlerle böyle sohbet havasında neler yaptığımı anlatmak istemiştim. Ve gittiğim yerlerde birkaç tane fotoğraf çekmiştim. Onları da sizinle paylaşayım. Yorumlarınızı beklerim. 

Görüşmek üzere. Kendinize çoook iyi bakın. :)

Ulukışla Yolunda

Kiraz Bahçeleri
Pozantı - Şeker Pınarı
Pozantı - Şeker Pınarı
Kafka Okur
Mersin - Güneykent Mahallesi
Uzun zamandır görmediğim, hissetmediğim mahalle insanı ruhu vardı burada.