26 Temmuz 2016 Salı

"Şehzadeler Kavgası" Döneminden 'Deli Kurt' -H.N. Atsız

Ayrılık biraz da ölüme benzemez miydi?
Hüseyin Nihal Atsız - Deli Kurt

Merhaba arkadaşlar. Bu aralar tatilin tadını çıkarmaya çalışıyorum. Yaklaşık bir haftadır evde değildim. Bu yüzden de yazı yazmaya fırsat bulamadım. Bu süre zarfında Hüseyin Nihal Atsız'ın Deli Kurt adlı romanını bitirdim. Yanımda başka kitap götürmediğim için de kalan zamanlarımda Kafkaokur'un Cahit Zarifoğlu sayısını ve Masa Dergisinin ilk sayısını okudum. 

Şimdi sizlerle de Deli Kurt hakkında konuşmak istiyorum.
'Deli Kurt' Osmanlı tarihinde Yıldırım Bayazıd'dan sonra "Şehzadeler Kavgası" diye anılan devrin tarihi bir romanıdır. Deli Kurt, İsa Çelebi'nin meçhul bir oğlunun dramıdır.

Roman, şehzade olduğunu bilmeden yetişen, Osmanlı ordusunda yüksek rütbelere ulaşan, Gökçen adlı, parlak bakışlı bir kıza tutulan, Deli Kurt lakabıyla anılan Murad Bey'in hayatından kesitler sunuyor. Ayrıca roman on beşinci asır Anadolu'su ve Anadolu'nun adım adım Türkleşmesi hakkında da bilgiler içermekte. 'Deli Kurt' bizlere mücadele, yiğitlik, bağlılık ve kahramanlık örnekleri                       sunuyor.


Ayrıca az önce bahsettiğim parlak bakışlı, gözlerine bakılamayan, gözlerine bakanı hasta eden ya da öldüren Gökçen'in hayali bir tip olmadığına, bir zamanlar Muğla civarında böyle bir kızın yaşadığına dair söylentiler de var. 


Kitabın içeriği hakkında daha fazla bir şey söylemeyeceğim. Okumanızı tavsiye ederim, okuyanlarınız varsa da yorumlarınızı beklerim.

:)

1 yorum: