14 Ağustos 2016 Pazar

Bi' Kahve? ☕

Bana göre dünyanın en güzel icatlarından bir tanesi taze kahve kokusudur.


-Hugh Jackman


Selam arkadaşlar. Gününüz aydın olsun. :) Bugün hep birlikte bir kahve molası verelim dedim. 'Çay mı kahve mi?' diye sorulduğunda 'KAHVE' diyen ben, uzun zamandır kahve hakkında yazı yazmayı istiyordum zaten. Sevgili dostum Büşra'nın da destekleriyle bugün sizlerle kahvenin kısaca bulunuş hikayesinden ve etkilerinden bahsedeceğim.

Evet sürekli içtiğimiz, kokusundan büyük bir haz duyduğumuz, içtiğimizde bizi kendimize getiren bu mucize içeceğin ne zaman ve nasıl bulunduğunu biliyor muyuz? Açıkçası ben 'Kafkaokur'un Mayıs-Haziran sayısında, Kaan Murat Yanık tarafından yazılan Kaffa//Kahvenin Bulunuş Öyküsü'nü okuduktan sonra gerçekten de böyle miymiş diyerekten bir araştırma yaptım. Evet kahvenin öyküsü bundan yıllar yıllar önce Arabistan'da Khaldi adında bir çobanın keçilerinin bazı yemişleri yedikten sonra canlanması ile başlar. Bu durum üzerine çoban Khaldi keçilerin yediği bu yemişleri kendisi de dener ve o da kendini canlanmış ve dinç hisseder. İlk zamanlarda kahve çekirdekleri çiğnenerek veya kırılarak, yağla karıştırarak yenilmiştir. 13. yy'da ise kahve çekirdekleri tesadüf eseri yanar ve böylece bildiğimiz kahve ortaya çıkar. 

Pekii nedir bu kahvenin etkileri? Kahve çekirdeklerin için antioksidan bulunduğu için bir çok faydası vardır. Kalp hastalıkları, kanser, diyabet gibi hastalıkları önlemeye yardımcı oluyor. Hastalıklara olan faydasını bir yana bırakalım, öğrenci milletine de faydası var bu içeceğin elbette. :)
  • Kahve içinde bulunan kafeinin alındıktan sonra uyanmayı harekete geçiren ve enerjinin serbest bırakılmasını sağlayan kortizol adlı bir hormonla etkileşime girmesinden dolayı en etkili olduğu saat 9.30-11.30 arasıdır. Bu kortizol denilen hormonun seviyesi uyandıktan hemen sonra yükselir ve en üst düzeye saat 8.00-9.00 civarında ulaşır. İşte tam da bu saatten sonra içtiğimiz kahve içindeki kafeinin kortizolü tetiklemesiyle bizim daha dinç olmamızı sağlıyor.
  • Beynimiz gün içerisinde adenozin maddesini salgılar ve sinir hücresindeki reseptörleri uyarır. Böylece beynimize yorgunluk hissi verir. Kafein ise adenozin maddesine direnir ve reseptörleri bloke eder. Böylece daha çok uyanık kalabiliriz. (Sınav dönemlerinde kahve içmenin faydasının bilimsel kanıtı :D)
  • Kahvenin uyarıcı bir etkisi vardır. Normalde kahveyi seyrek içenlerin geceleri uykusunu kaçırır. Ancak düzenli olarak kahve tüketenlerde adenozin reseptöründeki artış kahvenin uyanık tutma etkisinin zayıflamasına sebep olabilir.
İşte arkadaşlar kahve hakkında bilmemiz gereken bazı şeyler bunlardı. Kahve gerçekten diğer hiçbir içeceğe benzemeyen mucizevi bir içecek benim için. Bu arada en çok Türk Kahvesi, Filtre Kahve ve biraz da Mocha seviyorum. Peki sizler 'Çay mı Kahve mi?' sorusuna ne cevap verirsiniz? Yorumlarınızı bekliyorum. 
Görüşmek üzere...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder