18 Ağustos 2016 Perşembe

Masa'dan Alıntılar 📖

Bir kedinin mırıltısıdır ancak var oluşumuz. Sevmeyen duymaz.

Nur Neşe Şahin - Biz'siz Onlar

Merhaba arkadaşlar. Bugün kısaca bir dergiden bahsedip, içindeki yazılarda okuduğum ve beğenip altını çizdiğim cümleleri sizlerle paylaşacağım.

Dergimizin adı 'Masa'. Kafkaokur gibi iyi ayda bir yayımlanan kültür, sanat ve edebiyat dergisi. Şu an ikinci sayısı piyasada. Evet çok yeni bir dergi. Ben D&R'da dergileri kurcalarken denk gelmiştim ilk sayısına ve alıp kısa bir araştırma yapmıştım. Derginin yazarları arasında Ayşe Kulin, Ataol Behramoğlu, Özdemir Nutku, Müjdat Gezen, Haydar Ergülen gibi usta isimler ve yeni genç kuşaktan yetenekli isimler bulunuyor. Ayrıca çok başarılı çizimleri de var.

Dergiden bazı alıntılar...


  • Önceleri şiire benzeyebilmiş her şey; mesela kuş cıvıltısı, deniz kenarı, vapur sesi, simit kokusu, süt kesiği, entari dokusu, cep saati, ellilerden kalma arabanın kaldırdığı toz, saklanmış bir mektup, dantelden kelebek, tokanın üçte birini kapladığı fotoğraf karesi ve sayamadığım daha nicesi artık yalnızca laf-ı güzaf. Doymak için yiyen, beğenilmek için giyen, kuralları koyanların sakallarına tutuna tutuna onlara benzemiş birçok adam ve kadın ve çocuk... Yani biz... Biz'siz Onlar/Nur Neşe Şahin
  • Her şey bir kenara, durup durup aşkı bulamayışımızdan şikayetçiyiz. Aşkın yoluna ayak basamayışımızda gizliydi sebebi, bilememişiz. Bir yere ait olmaktan korkmamızdandı ağaç altlarında öpüşemeyişimiz. Düğmeyi iliklemenin kaybettirdiği saniyenin hesabına sıkışıp kalmış, donan videoların öfkesinin düğüm olduğu boğazlarımızla biz... Biz'siz Onlar/Nur Neşe Şahin
  • Akıl geride, göz arkada, kulak ardından bağıracak bir seste durup bekliyor; bir yandan da düşlerimiz ağrıyor. Kırmızı Işıkta Altmış Saniye/Cemal Tuzak

  • ... susmak, konuşmamak da çözüm değil. Bir susmak nelere gebe oldu. Kırmızı Işıkta Altmış Saniye/Cemal Tuzak
  • Bilmediğim her şeyden ben sorumluyum. Bileceğim her şeyden de bir o kadar korku duyuyorum. Kırmızı Işıkta Altmış Saniye/Cemal Tuzak
  • Bilmediğin bir yerde, uçurumun eşiğinde altüst olmuş duygularınla, ayağa kalkmak istesen de, kırık iki bacak üzerinde değneksiz yürümeye benzer çabaların; tutuksundur ve çaresiz... Melankoli ve Şiir/Filiz Eğin Kolata
  • Çünkü insanlar "varlıklı" olmayı önemsiyordu, "var olmak" beş para etmiyordu. Taare Zameen Par/Yasa Baykoz
  • Mutluluk, kişiye özgü bir anlam ifade eder ve bu anlamı bulmak hayatın en değerli amacıdır. Taare Zameen Par/Yasa Baykoz
  • Kapılar kapanmıştı hınçla, sevmeyi öğretmemişti kimse, nefreti seçtim ben de. Çünkü kolaya kaçardım. Çünkü insan dediğin kaçardı kendinden. Askı/Rüya Bağ
  • Zaten başıma ne gelirse, yaşadığım güzel günlerin hatırına oluyordu. Nasıl bir hatırsa, çekilen acı, yaşanan güzel günlerin, bin katı fazlası oluyor ve yine "Ona değer" diyordum. Teslimiyet/Aysun Karadal
  • Değil mi ki aynı gökyüzü altında yaşayan çiçek, böcek, toz, hava birbirine kardeş, neden insanlar düşman olsun? Çanlar Kimin İçin Çalıyor/Diren Gümüş Karalı
  • Hayatları bir otobüs gibi bazen boş, bazen kalabalık, kapalı bir kutu gibidir bu insanların. Sabahları gözlerini ovuşturur, akşamlarıysa başlarını otobüs camlarına dayayarak karanlık içinde umutsuz düşlerin peşine düşerler. Hayalleriyle yaşantıları arasında uçurum vardır, bir kısmı uzak bir kır evinde yaşamanın, bazıları doğduğu köye geri dönmenin, bazıları hiç sahip olamayacakları saadetin hayalini kurar. Toplu Taşınanlar/Gökhan Ulubeli

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder