10 Kasım 2016 Perşembe

Benim Zilim Kendi Dilim | Bi' Günlük

İnanılmaz yoğun ve stresli zamanlar yaşıyorum bu aralar. Sabah kalktım kütüphaneye gittim. İnanabiliyor musunuz, ben, kütüphaneye, gittim. Şimdi diyorsunuz ki ne var bunda? Arkadaşlar ben kütüphanede ders çalışmaktan nefret ederim. Aslında ben sessiz ortamlarda ders çalışmayı pek sevmem desem daha doğru olur. Ama bugün sessizliğe ihtiyacım vardı ve tüm tabularımı yıkıp gittim. Arada yapmak lazım böyle şeyler. Peki şimdi sorun bakalım bana, sevdim mi ortamı? Ah, tabii ki de hayır. Çünkü inanır mısınız yurttaki odam, kütüphanenin çalışma salonundan daha sessiz. Herkes sohbet ediyor, telefonla konuşup, gülüşüyordu. İstediğim sessiz ortam yoktu yani. Neyse bu konuyu fazla uzatmaya gerek yok. 
Kütüphaneden çıkıp derse geçeceğim sırada sınıftan –güzel gözlü- arkadaşımın ders sonrası bisiklet sürme teklifini aldım. Durur muyum? Asla, elbette hemen kabul ettim. Çünkü bisiklet sürmeyi çok severim. Dersten sonra çıktık, sahile geçtik. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Kentbis sistemine kayıt olup, üye kartlarımızı aldık vee saati sadece 1 TL’ye belediyeden bisiklet kiralamak için sahildeki bisiklet durak noktasına yöneldik. Ama gittiğimizde ne görelim, bisiklet yok. Hem de hiç. Neyse dedik yürüyelim, bir sonraki duraktan alırız bisikletleri. Yürüdük… Ve biz şanslılar olarak o durakta da bisiklet bulamadık. Oturduk çaresizce Kentbis kullananların bisikletleri teslim etmelerini bekledik. Önümüzden geçen her bisikletliye yalvaran gözlerle baktık. Ama nafile… Kimse bırakmadı. Vazgeçmedik ve bir sonrakine kadar yürüyelim dedik. 
Sonra çok acıktığımızı farkettik. Bisikleti boşverelim yemek yiyelim dedik ama yapamadık. Çünkü bir sonraki durakta bir sürü bisiklet vardı. Hemen aldık, e saati de 1 TL iken rahat rahat takılalım dedik. Bisikletlerle yemeğe gittik. :D Mersin Domino’s Pizza Pozcu şubesinin hemen aşağısında Kombo Fast Food adlı bir mekanda “Papaya Tavuk” yedik. Meksikamsı acılıkları ve baharatları seviyorsanız öneririm. 
Sonra aldık başımızı akşam akşam indik sahile, aksiyonlarla… J Kalabalık sokaklardan geçtik, arabaların önüne atladık, insanlara zil çaldık. Ah, pardon. Arkadaşım zil çaldı, çünkü benim bisikletimin zili yoktu. "Benim zilim kendi dilim"di. :D Önüme gelenlere ‘Pardoon!’ diyerek hafiften bir bağırıyordum. J
Bugünün en sinir bozucu olayını da paylaşayım. Adım ve soyadımın yanlış söylenmesine ve yazılmasına karşı takıntım var benim ve böyle şeyler hep benim başıma gelir. Elinde kimliğim olmasına rağmen sevgili Kentbis kart görevlisi, Kentbis üye kartıma soyadımı PINAR yazmış. PINAR nedir ya?

İşte böyle arkadaşlar. Bu yoğunluğun ve zor günlerin içinde böyle bir şeyler yapmak gerçekten inanılmaz iyi geldi. Hayat bizi bir şeyler yapmaktan alıkoymaya çalışsa bile, öncelik sıranızı kısa bir süreliğine değiştirin ve bırakın işler biraz beklesin. Önce kendinizi mutlu edin, enerjinizi yerine getirin, sonra her şey yapılır. J


12 yorum:

  1. ne güzel bir yazı keyfile okudum valla :)) bisiklet sürmeyi bende çok seviyorum beni mutlu edenlerdir bisiklet :) bazen sessizlik iyidir ama çok fazla sessizliği bende sevmem :)) keyfili günler dilerim sevgiler ..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederiim. :) Evet her şey ayarında güzel, yalnızlıklar da kalabalıklar da. ;)

      Sil
  2. bisiklet sürmeyi ben de çok seviyorum özellikle yaz akşamlarında :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mersin gibi bir şehirde en güzel bisiklet sürme zamanları şimdi. :) Çünkü biz şu an sizin yaz akşamlarınızı yaşıyoruz. Mevsim burada yavaş ilerliyor. :D

      Sil
  3. Bisiklet sürerken zilin önemi büyüktür :) Hoş paylaşım, başarılar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için teşekkürler sevgili YouTuber arkadaşım. :)

      Sil
  4. bisikleti de 1 tlye mi kiraladınız yani ?
    güzel olmuş eğlenmişsiniz belli :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen oyle :) Tesekkur ederim. Hosgeldin bu arada. :)

      Sil
  5. Bisiklet binmeye Mersin'e gelmek lazım sanırım. 1 TL çok iyi fiyatmış. :) Ayrıca PUNAR'ın bir anlamı var mı merak ettim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet gercekten oyle :) Kelime olarak anlami yok. Zaten asli da Pinar'mis. Ama gocmen oldugumuz icin yanlis yazilmis kimlige. Ama ben yanlis halini daha cok seviyorum. 🙈

      Sil
    2. Mehmet diye bir arkadaş vardı. Onun soyadı da ARU idi. Hoca sorduğunda arının Arapça'da çoğulu derdi. Arı, arıya, aru :)

      Sil
    3. Mantikli bir aciklamaymis. :)

      Sil