15 Kasım 2016 Salı

Posta Kutusundaki Mızıka | Kitap İncelemesi

"Bir zarfı açmak kadar kalbi titreten ne vardır."
— Posta Kutusundaki Mızıka

Merhabalar herkese. Geçen günlerde yaptığım küçük bir kitap alışverişinden bahsetmiştim. Aldığım kitaplardan birini bitirdim. Şu anda ikincisini okumaktayım. Her birini ayrı ayrı o kadar çok merak ediyordum ki sonunda merakımın en ağır bastığını okumaya karar verdim ve Posta Kutusundaki Mızıka'yı okudum. İsmiyle, kapağıyla, arka kapak yazısıyla 'Gel beni bir an önce oku!' diyen bir kitaptı benim için.
A. Ali Ural tarafından kaleme alınan bu eser aslında deneme türünde. İçerisinde 61 tane mektup bulunuyor. Öyle ki bu mektupların hepsi bir dosta yazılmış. Her mektuba 'Sevgili Dost' diyerek başlanmış.
Kitabın önsözü bile yazar tarafından mektup şeklinde yazılmış. Mektubun tarihinden kısaca söz ediliyor önsözde. Kitapta tek bir konu yok. Kendimize ait çıkarımlar yapabileceğimiz bir sürü şey, altını çizebileceğiniz bolca aforizma bulunuyor. En çok beğendiğim şeylerden biri sonbaharı bir insan gibi görüp, onu kanlı canlı hissettirmesi. Unutmadan, içerisinde bol miktarda ünlü düşünürlerin, yazarların, sanatçıların da alıntılarını barındırıyor Posta Kutusundaki Mızıka. 

Ayrıca kitabın mektuplardan oluşması oldukça ilgi çekici bir durumdu benim için. Her ne kadar günümüzde teknolojiye bağımlı bir halde yaşıyor olsak da ben hala elime kalem kağıt alıp mektup yazmayı seviyorum. Açıkçası hala arada bir mektup yazarım. Hatta size şöyle bir sır vereyim, arada gelecekteki kendime de mektup yazıp saklıyorum. :)
Bakmasını bilirseniz, okuduğunuzda size bir şeyler katabilecek bir kitap. Ki okumanızı da tavsiye ederim. Yorumlarınızı da bekliyorum. :)

NOT: Kitabın sonlarında fotoğraftan bahsederken ilk fotoğrafın nerede, nasıl ve kim tarafından çekildiğini anlatıyordu. Fotoğraf dersi almış biri olarak bir kitapta, beklemediğim bir anda, böyle bir bilgiyle karşılaşmak -nedendir bilmiyorum- beni çok mutlu etti. :) Yani demem o ki belki sizi de mutlu edebilecek ufak detaylar vardır içinde.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kitaptan birkaç alıntı:
Sevgili Dost, 

Her defasında bu iki kelimeyle başlıyorum mektubuma. Çünkü bu iki kelimeden her biri, gücünü diğerinde alıyor. Sevgili olunmadan dost, dost olunmadan sevgili olunmuyor. Eger bir ruh beraberliğiyse dostluk, iki ruhu bir kılan nedir? Nedir bileşik kapılardan su seviyesinin sırrı? Demek, "Dost insanın bir ikinci kendisidir." (Cicero) Demek, "Sevgi hiç ayırt etmez; sevenle sevilen aynı şeydir." (Alain) 

- Kim o?
- Senim! 

Böyle bir diyalogda kapının varlığından kim söz edebilir?
----------------------------------------------------------------------------------------------
Sevgili Dost,
Eksik bilgi bizi yanlış adreslere götürür. Arkadaşlıklar, dostluklar, ortaklıklar ve evlilikler hep bu yüzden biter. Kim bilir hayatımızda kaç kez, "Nasıl da tanıyamamışım!" demiş, kaç kez ince buz tabakasında aldanıp yürüdüğümüz gölün soğuk sularında bulmuşuzdur kendimizi.
----------------------------------------------------------------------------------------------
Sevgili Dost,
Sonbahar her sene yüklenip serinliğini, yağmurlarını, rüzgarını ve yapraklarını, evime yatıya gelir.
Ben sonbaharı kapıda karşılar: ''Kim gelmiş kim!'' diye sevinç gösterileri yapar, boynuna sarılırım...
Sonbahar, her seferinde gözlerimin içine bakıp; '' Hiç değişmemişsin'' der ve omzuma dokunur.
Ben sonbaharın gözlerinin içine bakamam; dokunur...

18 yorum:

  1. Çok güzel yazmışsınız.. Ayrıca fotoğrafı da çok beğendim :)

    YanıtlaSil
  2. Bende yeni kitaplar almak isityordum iyi oldu :) Bilgi için teşekkürler.
    Blogunuzu takibe aldım bende beklerim.

    pelorina.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim ayrica ben de tesekkur ederim. Blogunuza da geldim. Siz de hosgeldiniz. :)

      Sil
  3. Ali Ural'ın denemelerini çok seviyorum ya, bu arada bugün bu kitabı sanırım ikinci yazan kişisin bir an dedim ben bunu okumamışmıydım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahah :) Bu aralar yazan cok ya dogrudur. :)

      Sil
  4. Mektuplar benım de ılgımı ceker, bıraz da kurgu degıl de gercek gıbı hıssettırır bana okuduklarımı, gercek olan bır hayatı ya da duyguları okumak her zaman daha cekıcıdır ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz icin tesekkur ederiim :) Kesinlikle katiliyorum size.

      Sil
  5. tek kelimeyle bayıldıım <3 fotoğraf mükemmel olmuş, emeğine sağlık ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok tesekkur ederim canim. 🙈😊

      Sil
  6. Benim en en en merak ettiğim ama bir türlü okuma fırsatı bulamadığım kitap. Herkes okudu, bir ben kaldım ♥ Çok kıskandım şimdi :)) Bloguna bayıldım, çok güzel, çok cici ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En kisa zamanda okumalisin o zaman. :) cok tesekkur ederiiim. 🙈

      Sil
  7. Kitabın ismi bile ne kadar güzel. Adeta beni oku diyor. Fotoğrafaysa bayıldım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle okumalısın. :) Teşekkür ederim ayrıca. :)

      Sil
  8. Bu kiataba bitmistimm. Hala ozledigimde acip bir mektubu okuyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, her zaman acip okunulabilecek bir kitap... 😊

      Sil
  9. Benim de çok severek okuduğum bir kitaptan bahsetmişsiniz.Ne güzel! Yazar "sevgili dost" diye başlıyor her bölüme. Gerçek dostlarınıza hediye olarak verebilirsiniz bu kitabı.

    YanıtlaSil