12 Aralık 2016 Pazartesi

Bir Şair - Bir Şiir | Attila İlhan

kimi sevsem sensin / hayret
senden nedense vazgeçilemiyor
-Attila İlhan

Merhaba arkadaşlar. Bugün bir şairimizi misafir etmek istedim yazıma. Daha önce de Özdemir Asaf konuk olmuştu. Bu defa da Attila İlhan olsun dedim, çünkü kendisini çok severim.

Attila İlhan'la ben ilk olarak 6. sınıftayken tanışmıştım. Çok çok sevdiğim bir Türkçe öğretmenim sayesinde. Attila İlhan'ı anlatmıştı, şiirlerini ezberletmişti bize. Üçüncü Şahsın Şiiri ilk ezberlediğim şiiriydi.
gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
...

Attila Hamdi İlhan, 1925 yılında Menemen'de doğar. Babası Savcı Muharrem Bedrettin Bey ve annesi Emine Memnune Hanım'dır. Babasının şiire ilgisi vardır, okumayı sever ve bir roman ve şiir kitabı koleksiyoncusudur. Bu yüzden Attila İlhan kitaplarla iç içe bir şekilde büyümüştür.
Normalde şımarık ve özgür bir çocuk olan Attila İlhan okulu sevmez, disiplinli bir hayata tahammül etmek ona zor gelir. Ama bunlara katlanarak kendine özgü bir disiplin anlayışı geliştirir.
Attila İlhan Türkiye'de gözaltına alınan ilk lise öğrencisidir. Bunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Nedenini de şöyle anlatayım. Attila İlhan bir kıza yakınlık duyar. Bunun üzerine kıza bir mektup yazmaya karar verir ve yazdığı mektubu kızın geçeceği yerde bir merdivene bırakır. Sonra kızın o mektubu aldığını görür ve çok sevinir. Üç gün sonra kız da aynı yere bir mektup bırakır ve böylece bir aşk başlar ikili arasında. Birbirleriyle görüşemezler ama hep mektuplaşırlar. Attila İlhan mektuplarında yeni yeni tanıdığı Nazım Hikmet'e yer vermeye, onun şiirlerini mektubuna yazmaya başlar. Kıza da bu mektupları okuduktan sonra imha etmesini söyler. Çünkü o dönemlerde Nazım Hikmet yasaklanmış bir şairdir. Ama kız mektupları yok etmeye kıyamaz ve hepsini okuldaki dolabında saklar. Bir gün kızın okulunda dolaplar aranırken Attila İlhan'ın içinde Nazım Hikmet'in şiirlerinin geçtiği mektupları bulurlar. Bunun üzerine Attila İlhan'ı dersin ortasında müdür yardımcısı gelir alır ve onu idareye götürür. Sonra hep birlikte Karşıyaka Polis Karakolu'na giderler. Karakol karakol dolaşıp, en sonunda Sulh Ceza Mahkemesinde yargılanır Attila İlhan ve bir arkadaşıyla birlikte tutuklanır. İzmir Cezaevi'ne gönderilirler, ama yaşları küçük olduğu için hangi koğuşa konulacaklarını bile bilemez görevliler. Bundan sonrasında "Türkiye'nin hiçbir yerinde okuyamaz." belgesi verilir Attila İlhan'a. E avukat olan babası Muharrem Bedrettin Bey tabii bu işin peşini bırakmaz ve okuma hakkını geri alır. Ama yine de hiçbir lise Attila İlhan'ı kabul etmek istemez. En sonunda kardeşiyle birlikte Işık Lisesi'ne kaydolur ve ilk edebi eserlerini burada geçirdiği yıllarda verir. 

Bu yıllarda bir hikaye ile Balıkçı Türküsü adlı şiirini Yeni Edebiyat dergisine gönderir. Hikayesi yayımlanmaz ama şiire dergide yer verilir. Daha sonraları annesinden bir miktar para alır ve ilk kitabı Duvar'ı bastırır. Bu kitabındaki şiirlerinde insanlık, özgürlük, barış ve yurtseverlik gibi temaları işler ve 2. Dünya Savaşı'nın gerilimini ve sıkıntılarını anlatır. Duvar'ın ilk baskısında imla ve noktalama işaretleri kullanan Attila İlhan, Sisler Bulvarı'ndan itibaren imla kurallarını bırakır. Böylece edebiyatımızda kendisiyle özdeşleşen bir tarz yaratır.

Attila İlhan'ın öyle güzel eserleri var ki yazmakla bitmez, anlatmakla tükenmez... Hep sevmişimdir bu üstadı, o yüzden biraz sizlere de anlatmak istedim. Masa Dergisi'nin Eylül-Ekim sayısında yer vermişlerdi Attila İlhan'a. Ben de onlardan esinlenerek yazmak istedim sizlere. 

Son olarak bir şiiriyle bitiriyorum bu yazımı. Sizin de sevdiğiniz bir şiiri var mı Attila İlhan'ın? Varsa lütfen benimle paylaşın. :) Yorumlarınızı bekliyorum. 
Bol şiirli günler...

 Ayrılık Sevdaya Dahil

-1.
açılmış sarmaşık gülleri
kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış
içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan
yağmurlu genç kadın

-2.

rüzgâr
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan

-3.

ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili

telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar

gittikçe genişleyen
yakılmış ot kokusu
yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
yansımalar tutmuş bütün sâhili
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili

-4.

yalnızlık
hızla alçalan bulutlar
karanlık bir ağırlık
hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
eflatuna çalar puslu lacivert
bir sis kuşattı ormanı
karanlık çöktü denize
yalnızlık
çakmak taşı gibi sert
elmas gibi keskin
ne yanına dönsen bir yerin kesilir
fena kan kaybedersin
kapını bir çalan olmadı mı hele
elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kuğu boynu
parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağı
kaçamak gülüşleri gizlice
yalnızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
ölü bir gezegenin
soğuk tenhalığına
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiliyle

-5.

sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız
Attila İlhan


NOT: 18 ARALIK PAZAR'a kadar devam edecek olan 100'e Özel Çekilişi'me buraya tıklayarak katılabilirsiniz. Katılımlarınızı bekliyorum. :)

18 yorum:

  1. Atilla Ilhan ile bende 6. Sinifds tanismistim. Turkce ogretmenimiz sayesinde. Lisedeyken cok siir ezberletecekler. Biz simdiden ezberleyelim demisti. Bende sairlerden en cok Atilla ilhan'i sevmis. Hep onun siirlerini ezberlemistim. Eski anilarim depresti 😄

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa :) Sanırım çoğumuz aynı şekilde tanıştık Attila İlhan'la. :)

      Sil
  2. Burada yer vermemişsiniz ama "Aysel Git Başımdan" şiiri de çok güzeldir. :) Paylaşımınız için teşekkürler Nermin Hanım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aysel git basimdan, ben sana gore degilim. :) Cok sevdigim bir baska siiridir.
      Yorumunuz icin de ben tesekkur ederim. :)

      Sil
  3. Fotoğraf çok iyi olmuş. Aysel git başımdan benim de her zaman aklımın bir köşesindedir :)

    YanıtlaSil
  4. Merhaba :) Blogunuzu yeni keşfettim ve hemen katıldım. Sizide bloguma beklerim www.nurundelidolublogu.tk

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba. Hosgeldiniz bloguma. Elbette gelirim. :)

      Sil
  5. eveeet haklısın bak bu masa sayısını ben de yazmıştım atilla ilhan ile özdemir asaf ikisi de çok iyiler evet yaaa atilla ilhan ise bence bizim ülkenin en iyisi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Masa dergisini çok seviyorum ya, her şey var içinde. :) Cemal Süreya, Sezai Karakoç, Ümit Yaşar Oğuzcan... Hepsi de çok iyiler ama yaa. :)

      Sil
  6. Kızabilirsin ama şiirle pek aram yok benim. Ama şiirleri yazan şairlerin hayatını okumayı severim. Kimi anlatımlar sıkar okurken beni. Senin anlatımın hoşuma gitti. Sayende bugün güzel bilgiler öğrendim 😄 Lila olduğunu şimdi farkettim ben. 😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yoo neden kizayim. Sonucta siir okumak da ayri bir zevk. Herkes sevmeyebilir, anlarim. :) Tesekkur ederim ayricaaa. Haha Evet Lila. :)

      Sil
  7. Şiir yazabilen insanları nedense hep, farklı varlıklarmış gibi yorumlarım , nasıl o kadar duyguyu ve dünyayı sığdırabiliyorlar bir şiire diye ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gercekten de hakiki sairlerin cok farkli bir dunyasi var. :)

      Sil
  8. Merhaba, güzel yazılarınızı takibe aldım, bize de bekleriz...

    https://hedefbodrum.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, hosgeldiniz bloguma. Elbette gelirim.

      Sil