23 Şubat 2017 Perşembe

📚🎶 Her Bir Telden 5 🎞☕

Gerçekleşmeyeceğini bildiğin bir hayali düşlemek ne acı.
-Kapıdaki Düşman

Merhabalar. Her Bir Telden  serimizin bu ay ki içeriği ile karşınızdayım.
Bu aralar çok fazla kitap okuyamıyorum. Sınavlarım yaklaştığı için çok fazla vakit bulamıyorum maalesef, ki bu da benim için inanılmaz üzücü bir durum.

Neyse ki dün sınıftan bir arkadaşımla birkaç saat boyunca oturduk ve inanılmaz güzel bir kitap sohbeti yaptık. Şu an okuyamamamın acısını, kitaplardan konuşarak çıkarttım desem yeridir. Buradan arkadaşıma teşekkürlerimi iletiyorum güzel kitap sohbeti için.

Lafı çok uzatmayayım. Hemen başlayalım.

Kitap: Anton Çehov - Vişne Bahçesi: Bu defa öyle beğendiğim bir kitabı değil de çok beğenemediğim bir kitabı yazmak istedim. Herkesin zevki farklı. Ben sevemedim diye hiç kimse sevmeyecek değil ya! :) Benim neden sevemediğimi de söyleyeyim; kitap tiyatro şeklinde. Bana takip etmesi çok zor geliyor bu tarz kitapları. İsimlere bakarken yoruluyorum, bakmayınca da çok şey kaçırıyorum gibi geliyor ve çok zorlanıyorum okumakta. Her neyse kısaca Vişne Bahçesi'nin konusundan bahsedeyim. 'Aristokrat bir aile var, bu aile tüm servetlerini tüketiyor ve ailenin çok fazla borcu var. Ellerinde kalan tek şey vişne bahçesi ile çevrili çiftlikleri ve burası da borçlar yüzünden satılmak üzere. Aile çalışmaya ve üretmeye de alışkın değil ve bu durum tüm yaşantılarını tehdit etmekte. Çehov bu eserinde ailenin değişim sürecini sorgularken, bir yandan da 19. yy'ın son dönemlerindeki Rus aristokrasisinin çözülüşünü ve çöküşünü de ele alıyor. 




Film: Kapıdaki Düşman: İkinci Dünya Savaşı dönemini anlatan birçok film izledim ve genelde hepsini sevmişimdir. Kimisinin yeri çok ayrı tabii! Bu filmi de tarihe ilk merak saldığım dönemlerde izlemiştim. Hala da çok ama çok beğenirim. Konusu:
Stalingrad, İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıcı dehşetiyle kuşatılmıştır. Savaşın acılarıyla yoğrulup ölmekte olan bir mezarlık haline gelen şehrin sokaklarında ölüm dolaşmaktadır. İki karşı safta olan iki keskin nişancı, savaşın ortasında kendi kişisel ego savaşlarına başlamanın eşiğindedirler. Rus keskin nişancı, savaştaki müthiş atılımları sayesinde artık kahraman olarak anılmaktadır. Stalingrad, kan içerisinde boğulurken karşı karşıya gelen iki amansız savaşçı, savaşa kendi açılarından bakmaya başlayacaklardır.*
*beyazperde.com'dan alıntıdır.



Müzik: Jason Mraz en sevdiğim, sesini en çok beğendiğim yabancı sanatçılardan biri. Şarkılarını çok beğeniyorum ve bu aralar dilimden düşürmediğim o güzel parçayı sizlerle de paylaşmak istedim.
Sözlerinin muhteşemliğini de ayrıca vurgulamak isterim. :)
Jason Mraz - Life is Wonderful



Dergi: Elimden geldiği kadar farklı dergiler alıp incelemeyi deniyorum. Sürekli takip ettiğim Masa ve Kafkaokur dışında arada bir farklı dergi alıyorum ve bu defa İzdiham Dergisini aldım. -Çünkü kapağını çok beğendim.:D Ama garip gelen bir şey dergi içerisindeki yazıların biraz iç karartıcı olmaları. :) Dergiyi beğendim, bazı yazılarına özellikle bayıldım. Hem güldüren, hem düşündüren yazıları var. Ama takip etmeye başlar mıyım? Henüz emin değilim!

Bu ay ki Her Bir Telden serimizin içeriği bu kadar arkadaşlar. Peki sizler bu kitabı ve dergiyi okudunuz mu? Yorumlarınızı bekliyorum. :)

18 yorum:

  1. Sanırım senin en çok "her telden" yazılarını seviyoruz :)
    Vişne bahçesi'nin konusu çok ilgimi çekti ama sanırım ben de öyle tiyatro efektli kitapm okuyamam :D
    İkinci dünya savaşında yaşanan olaylara ilgim olduğu için film de dikkatimi çekti ama bilgisayar kırık olduğu için uzun bir süre film izleyemeyeceğiz sanırım :(
    İzdihamı da biliyoruz ama okumak nasip olmadı bu ayın kapağı cidden çok iyiymiş bu arada ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler kızlar. :) Evet tiyatro türü kitaplar inanılmaz zor okuması (bence). İnşallah bilgisayarınız en kısa sürede yapılır. :)
      Evet evet ben de kapağı çok beğendiim. :)

      Sil
  2. Ben bu tip kitaplarda isimleri takip edeyim derken ana konuyu kaçırıyorum canım haha :) baya bi unutkanımdırda :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla ablacım, bu tür kitaplarda her şeyi yakalayabilmek için nasıl olmak lazım ben çözemedim. Unutkan değilim ama yine ben de zorlanıyorum. :)

      Sil
  3. Bizdı o cür əsərlərə pyes deyirlər və mən də heç sevmirəm pyesləri. Çexovun bir sıra əsərlərini oxumuşduq universitet illərində. Amma bir çoxunu sırf dərs üçün oxuduğumuzdan hamısı yadımızda qalmayıb təəssüf ki. Müharibə filmlərini də çox sevmirəm. İçim qaralır baxdıqda. Amma anlatdığın filmdə savaş bir az da şəxsiləşir deyəsən. Baxmaq lazımdır. Sevgilər.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumun için çok teşekkür ederim. :) Evet bu filmde savaş dışı konular da çok güzel anlatılmış. İzleyebilirsin bence. Sevgiler benden. :)

      Sil
  4. izdihamı seviyom migrosta var alıyom, mraz ivit ivit, filmi bilmiyom, vişneyi okudum çehov dünyanın en büyüklerinden ama bu haklısın tiyatro zaten kısa öykülerini oku, e klasik ne de olsa çok eskiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zamaan ben biraz Çehov öyküleri kurcalayayım. Teşekkürler Deep'ciğim. Film de güzel bu arada, tavsiye ederim. :)

      Sil
  5. Günlük vari her telden yazmak güzel. Bende kitap okumakta zorlanıyorum. Daha doğrusu okumak için güzel bir ortamım olsun istiyorum ama olmuyor.
    Her okuduğum kitaba günlük olarak tarih atarım. Hem günlük okuma hızımı takip eder hemde yıllar sonra neler yapmışım hatırlamaya çalışırım. Aa söylemeyi unuttum ki, o tarihlere tek cümlelik bir şeyler de eklerim.
    ''yağmurlu bir cumartesi''
    ''kışın ortasında güneşli bir gün''
    ''yorucu ama eğlenceli günün ardından '' gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu aralar yoğunluğumdan dolayı okuyamıyorum ben maalesef. :/ Ne kadar güzel bir alışkanlığın varmış böyle, kitaba not almak. Çok beğendim bunu been!

      Sil
  6. Merhaba :) İzdiham dergisinin ilk sayılarını okumuştum. Yıllar geçmiş üzerinden sanırım o dergiye doyduğum için bıraktım. Normalde her ay bir iki dergi alır okudum. Severim dergileri :)
    Vişne Bahçesi'ni okuduğumu hatırlayamıyorum ama Haldun Taner Sahnesi'nde usta oyuncuların sahnelediği oyunu izlemiştim. Farklı kültürlerin insanlarıyız. Aklımda oyun hakkında görseller hariç bu düşünce kalmış...
    Kapıdaki Düşman filmini izlemiştim. Kaliteli bir filmdi. Vakit bulsam tekrar izlerim.
    Sevgiler diliyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar. :) Keşke ben de tiyatrosunun sahnelenmesine denk gelebilsem de gidebilsem, ne çok isterdim. :)
      Sevgiler benden. :)

      Sil
  7. dergiyi çok merak ettim
    öyle kitapları bende sevemiyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dikkat çekici bir kapağı var çünkü. :)
      Maalesef zor kitaplar!

      Sil
  8. Kapıdaki düşaman'ı babamla birlikte seyretmiştik, oldukça hoşuma giden ve beni etkileyen yapımlardan bir tanesi olmuştu. romantizmden ziyade savaş, bilim-kurgu vb. yapımlar hoşuma gittiği için de olabilir tabii. fakat tarihi yapımlarında, 'insana dair' bir izi olduğundan bu yöndende ayrıyetten beğeniyorum. :)
    bu arada Lila, müzik harikaymış. sonuna kadar dinleyip şu yazıyı öyle göndereyim dedim. çünkü sayfa otomatik yenileneceğinden bir anda kapanmasına kıyamadım doğrusu. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tarihi yapımlarda aradığın özellik gerçekten çok güzelmiş. :)
      Yaa River teşekkür ederim. Evet çok muhteşem bir şarkı değil mi ya! :)

      Sil
  9. O dergiyle ilgili fotoğrafını instagramda görmüştüm Nermin'cim, çok hoşuma gitti. Gülüp durdum, yaşasın aşık olmak :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ask nedir henuz bilmiyorum ama yasasin diyeyim ben de. :D Cok tesekkur ederim Gokce ablaciim. :)

      Sil